Saç dokumuzun olduğu gibi saçın dökülme eğilimi de genetiğe bağlıdır.
Ancak erkeklerin androjen hormonu burada önemli bir rol taşıdığı için erkekler saç dökülmesinden kadınlardan çok daha sık etkilenir.
Sac dökülmesinde öncelikle alın ve başın ortasındaki saçların dökülmesi ve bu dökülmeden sakaklar ve başın arka kısmi genellikle etkilenmemesi sayesinde, tekrar yoğun bir saç dolgunluğuna kavuşmak mümkündür.
Bu amaçla foliküler üniteler, yani sac kökleri çok ince bir punch ile tek tek donör bölge olarak adlandırılan başın arka kısmından alınır ve ardından dökülmeden etkilenen bölgeye ekilir.
Suna dikkat edilmelidir ki, saç dökülmesinin çeşitli nedenleri olabilir. Bu yüzden planlanan bir sac ekimi durumunda gerçekçi bir şekilde değerlendirme için anamnezin ve saç dökülme tipinin belirlenmesi muhakkak deneyimli bir doktor tarafından yapılması gerekmektedir.

FUE, “Follicular Unit Extraction” isminin kısaltmasıdır ve tek tek foliküler ünitelerin, yani kısaca greft olarak da adlandırılan saç kökü gruplarının alınarak gerçekleştirilen saç ekimi tekniğini tanımlar. Bu yöntem, çok nazik ve etkili olduğu kanıtlanmış minimal invaziv bir saç ekimidir. Burada saç köklerinden oluşan foliküler üniteler deriden alınır ve daha sonra saç dökülmesinden etkilenen bölgelere ekilir.
FUE saç ekimi, elde edilen greftlerin toplanması ve ekilmesi olmak üzere iki ana aşamadan oluşur.
İlk aşamada donör bölge hazırlanır ve lokal anestezi ile uyuşturulur. Greftler daha sonra manuel olarak veya özel bir mikromotor yardımı ile çıkarılır. Toplanıp bir besin solüsyonunda hazır hale getirilen greftler bir sonraki aşamada dökülmeden etkilenen bölgeye lokal anestezi uygulandıktan sonra bunun için acilmiş kanallara eklenir.
Tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi FUE saç ekimi de göz ardı edilemeyecek bazı riskler içerir. Burada genel anestezinin genel riskleri, lokal anestezi dahil olmak üzere ilaç intoleransların ve sac ekimin türsel riskleri arasında bir ayrım yapılmalıdır.
Bir ameliyatın genel risklerine ek olarak, bu operasyonda spesifik olarak daha yüksek olarak değerlendirilmesi gereken riskler aşağıdadır:
İki hafta boyunca spor yapmaktan kaçınılmalıdır. Daha uzun bir süre spordan uzak durarak, daha kolay bir iyileşme sürecine katkıda bulunursunuz ve bu da sonucu iyi yönde etkileyebilir.
Sık görülen şişlikler nedeniyle en az bir haftalık bir istirahat süresi planlanmalıdır. Bazı hastalar yaklaşık 10-14 gün sonra kan kabukları döküldükten sonra işe dönmeyi tercih ederler.
Saç ekiminin başarılı bir sonuca varması sadece operasyondan bağımlı değildir. İyileşme süreci ve hastanın kurallara uyması sonuç için belirleyicidir. Ameliyattan sonra ilk 48 saat içinde ekilen saç kökleri kanallarda gevşek bir şekilde durmaktadır ve orada stabilize olması gerekir. Bu noktada hala düşebilirler ve bu nedenle sapka vb. takmamaya, giyinirken ve uyurken başın mümkün olduğunca serbest kalmasına dikkat edilmesi çok önemlidir. İkinci gün klinikte yıkama yapılır ve ilk kontrol sağlanır. İlk günlerde kafa derisine enjekte edilen anestezik ve taşıyıcı sıvı genellikle alın bölgesinde şişliklere neden olur, fakat bu şişlikler birkaç gün sonra kendiliğinden iner. Yaklaşık iki hafta sonra ekim için acilmiş olan kanallarda küçük kan kabukları oluşacaktır. İlk haftalarda kafa derisinde kızarıklık, gerginlik, ve kaşıntı hissi oluşabilir ve en geç bir ay sonra tamamen geçer. İlk altı hafta içinde ekilen saçlar, ancak saç kökleri değil, çoğunlukla dökülür. Üç ila on iki ay sonra bu saclar tekrar cikar ve çoğunlukla bir yıl sonra final sonucu görebilirsiniz.
Sac ekiminin kapsamına, ekilen greft sayısına bağlı olarak işlemin süresi büyük ölçüde değişir. Bir seans iki ila sekiz saat arasında sürebilir. Hastanede kalmanız gerekli değildir.
Soru, görüş ve önerilerinizi aşağıdaki bilgileri doldurarak bize iletebilirsiniz. Sizinle en kısa sürede iletişime geçeceğiz.