Kişinin kendi vücuduna uyan güzel formlu dik göğüsler, kendimiz tarafından hiçbir çabayla elde edemeyeceğimiz bir arzudur.
Kadınlar genellikle hamilelik ve emzirmenin sonrasında memelerin şeklinde ve büyüklüğünde keskin değişikliklerle karşılaşırlar. Göğüslerin hormonlar sebebiyle hızlı büyümesi ve emzirmeden sonrasında gerçekleşen doğal hacim kaybı, genellikle elastikiyet kaybına ve bağ dokusunda gözle görülür bir gevşemeye oluşmasına yol açar. Bu da göğüslerin sarkmasına ile sonuçlanabilir ve bazı kadınlar bundan ciddi bir rahatsızlık duymaktadır. Bir değişim istediğimiz diğer vücut bölgelerinin aksine göğüsleri kendimiz hiçbir şekilde aktif olarak etkileyemiyoruz.

Hamilelikten sonra memelerinizin şeklinden veya büyüklüğünden ciddi ölçüde bir rahatsız ve yaşam kalitenizde açıkça kısıtlanmış hissediyorsanız, meme cerrahisi değişim arzusunu yerine getirmek için uygun bir yöntem olabilir.
Her şeyden önce, ideal göğüs fikrinize tam olarak neyin uymadığı ayrıntılı bir şekilde konuşulmalı belirlenmelidir. Çünkü Meme estetiğinde farklı sonuçlara ulaşmayı amaçlayan farklı müdahaleler vardır.
Göğüslerinizin annelik sonucunda nasıl değiştiği ve istenen sonucu elde etmek için sadece meme dikleştirmenin gerekli olup olmadığı veya meme büyütme veya küçültme işleminin de uygun olup olmayacağı başlangıçta belirlenmelidir. Ayrıca göğüslerin asimetrik olması durumunda bu da ameliyat planlamasında dikkate alınmalıdır.
Meme dikleştirme, fazla deri dokusunun çıkarılmasıyla sonuçlanır ve kesi işlemi, meme küçültme tekniğine benzer ancak doku ve yağın ek olarak çıkarılmaz. Göğüs dikleştirme, göğüslerdeki asimetrileri de tedavi edebilir.
Standarttan ciddi ölçüde sapan bir meme, kendi vücudunuzun genel görünümünden yoğun bir memnuniyetsizliğe yol açabilir. Meme dikleştirme, meme büyütme veya meme küçültme ile birlikte yapılabilir.
Meme dikleştirme için estetik plastik cerrahide temel olarak 20 farklı kesi tekniği vardır. Hangi yöntemin kimler için uygun olduğu birçok faktöre bağlıdır. Meme büyüklüğü, değişimin boyutu ve meme ucunun konumu ana faktörlerdir ve en doğru tekniği belirlemek için ameliyat eden doktorla detaylı bir görüşmede bireysel olarak planlanmalıdır.
Kesi şekillerinde farklılık gösteren üç ana yöntem arasında kabaca bir ayrım yapılabilir:
Bu yöntem meme küçültmede de hacim azaltmak için de uygulanmaktadır ve bu nedenle çok fazla yağ ve cilt dokusunun alınması gerektiğinde uygundur. Bu teknik daha fazla kesi gerektirdiği için fazla yara izine neden olur. Kesi areola, yani meme başı çevresinde bir daire seklinde yapılır ve dikey olarak alt kıvrıma kadar devam eder. Göğüs altı kıvrımı boyunca yatay bir kesim daha yapıldığı için ters T gibi göründüğü için bu isim kullanılmaktadır.
Daha az yara izine sebep olan İ-Tekniğinde kesi meme başı çevresinden daire seklinde geçer ve dikey olarak göğüs kıvrımına kadar iner. Bu kesi içerisinden fazla doku çıkarılır ve sonra deri yukarı çekilip dikilerek sıkılaştırılır ve böylece dikleştirme gerçekleşmiş olur.
O-Tekniği (Benelli yöntemi) ile çıkarılabilecek doku miktarı sınırlıdır, bu nedenle sadece daha hafif sarkık göğüsler için uygundur. Areolanın dış kenarı boyunca dairesel bir kesi yapılır. Daha sonra halka şeklindeki bir deri parçasının çıkarılmasını sağlayan başka bir paralel dairesel kesi yapılır. Minimal kesi tekniği sayesinde iyileşme süreci de buna paralel olarak daha kolaydır.
İç sütyenli meme dikleştirme, bilinen yöntemlerin daha da geliştirilmiş bir halidir ve memeyi sabitlemek ve kalıcı olarak dik pozisyonda kalmasını sağlamak için çeşitli kesi tekniklerine ek olarak uygulanılabilir. Bunun için bez dokusunun bir kısmı gevşetilir ve sıkı bir kemer formuna getirilir ve ardından kaslara dikilir.
Ameliyattan sonra, aşırı yara izine karşı koruyan ve iyileşmeyi destekleyen bir kompresyon sutyeni verilecektir ve bu ilk altı hafta giyilmelidir. İyileşme sürecinin başında memede şişlik ve gerginlik hissi oluşabilir. Yara iyileşmesini en iyi şekilde desteklemek için en az altı hafta spora ara vermeli ve en az üç ay boyunca ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmalısınız. İlk birkaç hafta, mümkün olduğunca sadece sırt üstü yatacak şekilde uyku pozisyonuna dikkat edilmelidir.
Uzman doktor ile video konferans ve bireysel ameliyat planlaması
Ameliyat öncesi ve sonrası kişisel destek
Transfer hizmeti
Kan tahlil ve laboratuvar maliyetleri
Hastane konaklaması
Hastanede ilaç tedavisi
Almanca konuşan destek ekibi
Tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi Meme dikleştirme ameliyatı da göz ardı edilemeyecek bazı riskler içerir. Burada genel anestezinin genel riskleri, lokal anestezi dahil olmak üzere ilaç intoleransların ve bu operasyonun türsel riskleri arasında bir ayrım yapılmalıdır.
Altı hafta boyunca spordan kaçınılmalıdır. Özellikle göğüs bölgesini zorlayan sporlar altı aya kadar yapılmamalıdır.
Ameliyattan sonra, aşırı yara izine karşı koruyan ve iyileşmeyi destekleyen bir kompresyon sutyeni verilecektir ve bu ilk altı hafta giyilmelidir. İyileşme sürecinin başında memede şişlik ve gerginlik hissi oluşabilir. Yara iyileşmesini en iyi şekilde desteklemek için en az altı hafta spora ara vermeli ve en az üç ay boyunca ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmalısınız. İlk birkaç hafta, mümkün olduğunca sadece sırt üstü yatacak şekilde uyku pozisyonuna dikkat edilmelidir.
Ameliyatın süresi, sadece meme dikleştirme veya meme büyütme veya küçültme ile kombinasyon yapılmasına bağlıdır ve bu nedenle değişebilir. Göğüs dikleştirmenin genellikle iki ila üç saat sürdüğü varsayılabilir. Bu operasyon için en az bir gün hastanede kalınması gereklidir.
Meme küçültme genel anestezi altında yapılmaktadır.
Soru, görüş ve önerilerinizi aşağıdaki bilgileri doldurarak bize iletebilirsiniz. Sizinle en kısa sürede iletişime geçeceğiz.